TIGblogs TIG | TIGblogs GROUP TIGBLOGS LOGIN SIGNUP
abdullah
abdullah


SUç...

SUç
Yanmasınlar,
___Ölmesinler,
____Bölmesinler,
____Öldürmesinler,
______Ağlatmasınlar,
_______Putlaşmasınlar,
_________Gasbetmesinler,
__________Parçalamasınlar,
______________Oyalamasınlar,
_________________Oynamasınlar,
____________________Satmasınlar,
______________________Çalmasınlar,
________________________________/Demek,
___________________________Gerçeği İstemek,
________________________Barışı Savunmak,
_____________________İnsanlığı Sevmek,
__________________Yaşamı Kavramak,
_______________Şahitleri Anmak,
____________Özgürlüğü Seçmek,
_________Adaleti Arzulamak,
______Rabbi Tek Birlemek,
____Yol Bilmek,
__Sınırlara Direnmek,
Dünyanın Yok Edilen İnsanlığına,
Bakmak, Ağlamak İnsanca,
Yaşam suçumuz olsun.











Saygı, Selam ve Dua İle...

October 27, 2008 | 4:57 PM Comments  0 comments

Tags:


öYKüM {2}



İnsanlar ağlayarak dünyaya gelirmiş, ki ilerde gülebilme umuduyla. Sus da bebek gözlerine bak göremessin Onu HisSet. Sus da Sev bebek dinle duyamıyacaksın Onu HisSet...






Filistin, hergün ölen ve her yeni günle yeniden dirilen. Medeniyetin ve İnsanlığın defalarca kez İnsanlık için ilk duyulduğu yer, yerkürenin gözbebeği Filistin.

Asırların İnsanlık yükünü taşıyan Filistin. dnyadaki daha fazla güç ve enerji aşığı ülkelerin paylaşamadığı bir avuç toprak Filistin. Bir avuç toprak parçasında yaşaan İnsanların medeniyetsiz gelişmiş teknolojileriyle yok edilen İnsanın ve İnsanlığın isim bulduğu yer Filistin. Küçüğünden, büyüğüne ve irisinden, ufağına ve gelişmişinden, gelişememişine kadar Dünyadaki tüm ülkelerin siyasetinde ve yaşamında payı ve etkisi bulunan Filistin.

Hep istemişimdir, isterimd e seninle beraber olmayı acılarına, sevincine, kahrına ve barışına ve gülüşüne ortak olmayı senin yanında seninle beraber Filistin. Acıların, sevincin, hüznün ortağı Diyarı Quds Filistin.
Bu İnsalığı unutulmuş, toprak altına gömülerek Adaletin yok edildiği Dünyada bari bir Rachel Core olmak dozerle yıkılan bir evi, bir zeytin ağacının önünde durabilmek
veya bir çocuk olup tankı taşlayabilmek. Hep bunu istedim hep. Biliyordum ki Qudüse İnsanlık onuru verilmedikçe hiçbir yere Adalet ve İnsanlık uğrayamıyacak.

Ya Filistinin kadeşleri, Filistin Kan ağlarda kadeşleri dururmu elbet onlarda bu acıdan hüzünden payına düşeni alır. Filistinin Kudüsün kardeşleri Ramadi, Felluçe, Basra sizler Dünyada ki benim yok edilen gelinleriydiniz. Sizleri yaşatmak sizlerle hayat bulmak diriltmek sizleri çocuklaınıza eski gülüşlerini verebilmek yada tekbir çocuğa dahi olsa tebessümü verebilmek Qudüse barış ve esenlik, selamet bayrağını dikmek kadar önemliydi.






{öYKüm, Devam Edecek}






Selam ve Dua İle...


October 25, 2008 | 4:31 AM Comments  0 comments

Tags:


öYKüM {1}
Related to country: Turkey



Öyküm adına, andına hasret anayla Adadoluda başlar, gözlerini bulamadığım. Hisle he umutla süregelen, gerçeğine ulaşılamayan, aranan söylenmeyen, cismini Adaletle resmedilen aNa. Dünya da heryerde adı sanı bilinmeyen toprak altına atılan adının dahi anılmasının bile yasak olduğu hasretim. Bildirilmeyen ana şefkatinin adını Adalet seçtim. Böyle
değilmi hep birilerinin ellerinde gerçeğini toprak altında gömülen, üstü örtülen, saklatılan Adaletin hali.


Okula gitmeyi mektub yazmayı öğrenmek için istemiştim, Sevmeyi düşündüğüm birisine. Bu yüzden tanıştım disiplin kurulunda dayakla tanıştım yazdığım mektubun ellerine geçmesiyle. Tek renk, tek tip elbiseden, soğuk duvarlardan,
düşünmeye yasak koyan büyüklerden.


Anadoluda bir köyde başladı hayat umutla, hayallerle, durmadan koşar adımlarla. Köyden çıktığımda bildim bana takılan ismin ne anlama geldiğini, başka topraklarda yaşayan farklı insanların olduğunu. Ve öğrendim acılarının olduğunu. Napalm bombalarıyla yıkılan evlerin, oyuncak şekilli bombaların çocukları parçaladığını. Ve haykırdım duymayanlara duyurmak için çocukların, kadınların öldürüldüğünü evlerin yıkıldığını. Bu suçmuş sordular, fişlediler çünkü ölen çocukların direnen/savaşan babaları farklı düşünüyorlarmış. İnsanların farklı düşünmeleri birilerinin daha fazla güç ve enerji açlığına feda edilen Afganistan. Sahnede güç savaşını kazandığında İnsanlarını kabile, ırk, mezhep ayırdımıyla param parça parçanan yurt Afganistan. topraklarının her bir karışını mayınlarla, misket donatılan ve kimyasal biyolojik silahların hertürlüsünün İnsanları üzerinde denendiği, çocuklarının hiç gülemediği yurt Afganistan.


ve Bosna, medeniyet, özgürlük ve çağdaşlaşma diyarının merkezine oturtulan coğrafyanın göbeğinde ki alan Bosna. Faşizmin ve asimlenin en yoğun duygularıyla yok edilen yurt Bosna. Dünyamızı yeşertenlerin yaşama Sevgi, umutla bağlanmayı ve İnsanlık için İnsanca yaşamayı öğretenlerin, hayatın sırf mide doyurmak olmadığını ve İnsanları mutlu etmeyi, acılarına merhem olmayı Dünyada ki en paha biçilmez değer olduğunu bildirenlerin göç ettiği yurt Diyarı Aliyya Izzet Begovitc, Bosna. Birileriin daha fazla güç ve daha fazla toprak hevesleriyle yıktıkları Avrupanın göbeğindeki coğrafyam Bosna.


ve Irak bir nefes kadar her halinle her insanınla yakın olan yurdum Irak. Birilerinin mitos, enerji ve daha fazla güç aşkıyla kendi ürettikleri zalim sayesinde acıların içerisinde kıvrandılan kendi insanını birbirlerine düşman ettirilen yurt Irak. Yaşamın ve İdarenin anlamını kendisine parçalanmak ve ırksal, mezhepsel sınırlarını çizebilmekle özgürlüğe kavuşulacağını zerk ettikten sonra kendi toplumunu yine kendisine yok ettirilen diyar herbir şehri anayla, gelinle yiğitlikle anılan Irak. Irak senin İnsanlarının başına gelenleri anlatmaya hangi dil varır hangi kalem yazabilir hangi kelam anlatır ki hangisi. İnsanlığın önce göç sonra yok edildiği yurt.


Dünyanın en güzel taşların olduğu yer Afrika. Sevda derili insanların diyarı. Kendisine yüzyıllardır sömürünin her türlüsü yapılmasına rağmen hala İnsanlarının Bembeyaz yüreklerinde ki umutlarını, merhameti ve dostluğu yaşatan Afrika. Açlığa ve kabile savaşlarına mahkum edilen herbir kabile diğerini öldürürken medeniyet diye anılan ülkelerin sömürdüğü diyar. Afrikanın topraklarının altındakilerine verilen değerin milyarda biri kadar üzerindeki İnsanlara verilmeyen hayatın, yaşamanın ve İnsanın en ucuz yer, Yer Kürenin Ak Ciğeri Afrika.


Filistin, hergün ölen ve her yeni günle yeniden dirilen. Medeniyetin ve İnsanlığın defalarca kez İnsanlık için ilk duyulduğu yer, yerkürenin gözbebeği Filistin...







{öYKüm, Devam Edecek}






Selam ve Dua İle...

October 23, 2008 | 6:42 PM Comments  0 comments

Tags:


Emperyalizmin / Köleliğin Saklı Kutsalı. Millicilik / Ulusculuk / Irkçılık.






Emperyal oluşumlar varlığını sürdürebiliyorlarsa faşist söylemlerle insanları yönlendirebilmelerine borçludurlar. Bu faşist söylemleri kimi zaman Irk temeline oturturdukları gibi kimi zamanda efsanelerle süsledikleri kişilerin savaştırılmasına borçludur.

Çağımızda da bu söylemleri temsil edenler gelecekte iğrençlikleriyle anılma pahasına faşist söylemi Halklar/Kavimler/Toplumlar arasında yayarak çıkartıkları savaşları kendi topraklarından uzak tutub Sultalarını/Sultanlıklarını devam ettirebilmektedirler.

millici, ırçı ve faşist söylemlerin oluşumu, yapılanması ve doktirini tarih boyunca emperyal/sömürgeci sulta yönetimlere aittir. Zalimliklerini ve Zulumlerini bu şekilde ikame etmişlerdir.

Bu gün Anadoluda ve Coğrafyamızda yaptıklarıda farklı bir şey değil, bir toplumu zalimlerini maşa olarak kullanıb olabildiğince yüceltmek diğer taraftada zulmu bir toplumun üzerine olabildiğince yağdırarak yapıyorlar.

Zalimin Apaçık belli olduğu bir yerde. İnsanları Zulumleriyle Haktan uzaklaştırıyorsa Bir müslümanın karşısına alması gereken düşman. Zalim olmalıdır. Zalimin Zulmüyle ortaya çıkarttığı sonuçlar bitmeyecektir. Taki zalim düşman bilinib yok edilene ve zulüm ortadan kaldırılana dek.
Vahyin öğütlediğide budur.

Zalimin zulmünün sonucunu hedef almak, Zalimin bekasını sağlar. Buda bir Müminin asla durmaması gereken biryerdir. Üstelik birde Vahiyle Zalimi kutsama, Kahhar olan Allah'a ve Kurana yapılan En büyük Hakarettir.

Ki, bu bağlamda içerisinde milliyetçi duyguları barındıran tüm hareketler tarih boyunca emperyal sultaların köleleri olmuştur.

emperyalistlerin çizdiği/koyduğu kutsallar üzerinden insanlığı birbirine düşürmüşllerdir. İster ırk faşizmi ister akıldan uzak alim/bilgin faşizmi isterse üretilen efsane faşizmi ve türetilen mitos algısı sömürgecilerden uzak alanlarda halkları birbirine düşman etmektedirler.
emperyalistler öğretilenlerinde ırkçılık barındıran bütün harekatları destekleyib daha fazla kitleye hitab etmelerini sağlamışlar ve yayılmalarını sağlayacak ortam ve zeminleri oluşturmuşlardır.

emperyalistlerin güçlerini yüceltme ve otoritelerini sağlama, toprak ve hazinelerini çoğaltma, esarete alma hırsı dün nasılsa bu günde aynen devam etmektedir. Metodoloji ve doktirinlerinde ki değişiklik sadece isimleri ve isimlerinin başlarına sonlarına getirdikleri ekler ve ünvanlardadır.

emperyalistlerden ve zalimlerden uzak kalmanın tek yolu direniştir. Menfaatler uğruna vaz geçilenler, satılanlar, köleleştirilenler bumerang gibi tekrar dönüp zalimlerin elinin altındakileri, gölgelerde saklananları vurur...

...



Selam ve Dua İle...

October 20, 2008 | 4:54 PM Comments  0 comments

Tags:


Elçi? Önder? Lider? Düşündürdükleri.





Elçi; Seçilib, aracılık eden, ihtiyaç duyulan bir bilgiyi/ veriyi/haberi ulaştırandır.
Elçi kavramı kendi içerisinde 3 öğeyi taşır.

Birincisi; Bilginin/verinin/haberin kaynağı, sahibi.
İkincisi; Bilgilendirme, Ulaştırma ve aktarma görevi gören gerekli konumlarda tatbikini yapan kendisi.
Üçüncüsü; İçerisinde bulunduğu şartlardan ötürü, Bilgiye/Veriye/Habere ihtiyac duyan Birey/Topluluk.
Üçüncü şıkta belirttiğim durum uygulamayı belirten bir halse! Bu üçüncü maddeye Elçinin kendisi de dahil olur. Yani Elçi ulaştırdığı ve aracılık ettiği konulara kendisi içinde bağlayıcıdır, uymakla mükelleftir.


Elçi/Aracı kavramını Bir yaşam biçiminde kullandığımızda, devam ettirdiği yada zor kullanılarak uygulattırılan hayat biçiminden ötürü kendisine yakışmayan şartlarda bulunan bir toplum/topluluk ortaya çıkar.
İşte Elçi burda devreye giriyor. Toplumun ferahı için bir kurtuluş yoluna sevk edecek bir doktirinler bütününe ve bu doktirinleri hayata uygulayacak, uygulanmasını sağlayacak şartları geliştiren bir bir lider, bir önder Aynı zamanda da bir Model. Toplumu feraha ulaştıracak uyanışı sağlayacak verileri, doktirinleri topluma ulaştıran bir Elçi.



Toplumların içerisinde bulunduğu kendilerine yakışmayan veya zulüm içindeki yaşam şartlarından sıyrılmaları, kurtulmaları ve bu hareketlerden Kitlesel olarak sıyrılma, kurtulma, feraha erme çabaları iki şekilde oluşmuştur.

Birincisi; Toplum kendi içerisinden zulme tepkisel olarak çıkan bir Önderle / Liderle ve geliştirdiği doktirinlerle kurtulmaya çalışmış. zulümden kurtuluş cabalarını zulme odaklayıb yaşam şartlarını zulümden kurtarmaya yönelmişlerdir.

İkincisi; Toplumu Vahiyle kurtuluşa çağıran Elçiler aracılığıyla olmuştur. Bu Şartlarda Vahiyde belirleyici olan, Vahyin kaynağı ve insanın ihtiyac duyduğu doktirinlerin sahibi Rab Tek Bir Allah'dır. Burda Elçi aynı zamanda kendisine ulaştırılan Vahyi hitab ettiği topluma ulaştırıb uygulamada örneksellik taşıyan bir Model ve aynı Zamanda da önder/lider olmuştur.

Bu konuda birinci ve ikinci şıklarda belirttiğim toplumun elçilerinin/önderlerinin topluma ulaştırdıkları kurtuluş mesajı, yaşamsal doktirinleri Kendi hayat biçimleri içerisinde ters düşmemesi önemlidir. Özellikle Vahiy kanalıyla gelen bir Yaşam Biçiminde Peygamberin hayatı ulaştırdığı mesaja aykırı olamaz. Vahiyle red edilen bir konuyu Peygamber tasvip edemez. Ki Birileri Öyle bir iddiada bulunuyorsa. Bu Elçiye / Öndere yapılan bir iftiradır.
Bunu nasıl tesbit ederiz, Önderin hayatını ve yaşama olan tavrını tarihsel süreçte inceleyerek.



Elçi kavramının taşıdığı anlam ve algıladığım ifade biçimiyle düşündürdüklerini yukardaki şekilde özeteleyebilirim.


Kişisel olarak, Yaşam Biçiminde Belirleyicilik taşıyan.
La İlahe İllallah;
Yaşam Biçimimin Belirleyiciliğinde, Rabbliğin Tekbir Allah'a ait olduğunun kabulu. Allah 'dan başka İlahlık/Rablik iddiasındakileri red edib ayakların altına aldığının bildirgesidir.

Muhammedun Resûlullah;
Elçim olarak, Tek Rab Allah tarafından belirlenen Muhammed bin Abdullah (s.a.v) 'dir. Yaklaşık olarak 1400 Yıl önce yaşamış, Bizlere ulaştırdığı Mesaja layıkıyla sadık kalarak, Vahye Kur-an'ı Kerime muhalif olmayan Onurlu Bir Yaşam sürmüştür. Ve Bunun da Şahidiyim.


Yaşam Biçimi tercihinde belirleyici olan Kur-an'ı Kerim. Hz. Muhammed (a.s.) 'da yaşam biçimi tercihlerinde Kur-an' Kerimin Yaşama Uygulanmasında, anlaşılmasında yardımcı olan örneklik teşkil eden bir Modeldir.

Kur-an'ı Kerimde olmayan bir tavrı, Elçim Muhammed bin Abdullah (s.a.v) 'e ithaf edenler Ona iftira atılması ise Asla kabul edilmeyecek bir durumdur. Ve Buna da Şahid oluyoruz.

Elçi, Lider, Önder Peygamber (s)'in Yaşanmış hayatını biliyoruz,
Mücadelesini biliyoruz,
Yaşama hayata olan tavrını biliyoruz.
Yaşanılası, örnek/model Yaşamında ve Mücadelesinde ilkelerinde bellirleyici referans olarak Kur-an'ı Kerimin olduğunun ve bu yönde harekaat geliştirdiğinin tanıklarıyız.
Gelecek nesillere Kur-an'ın ışığında örneksellik taşıyan bir mücadeleyi Miras olarak aktarmış.
ve Biz ki İman etmekle bu Miras'ın Vaarisleri oluyoruz. (bu Miras Biz Müslümanlara çok ağır yük ve bedeller yüklemiş olması iddiamızdan/( İddiamızın büyüklüyünden/ağırlığından) kaynaklanıyor. Ki bu İddia Laİlaheİllallah Muhammedun RasulAllah 'dır.)

O'nun (s.a.v.) Hali/Yaşamı/Tavrı/Şahidliği Böyleykene. Yaşamında ve Mücadelesinde olmayan bir ithamı ona atfetmek! Bu apaçık Kur-an'a ve RasulAllah'a yapılan bir hakarettir.
Ki bu ithamı kim öne sürerse sürsün Kur-An'ı Kerim'den ve Rasul'den Asla değerli olamaz. Bu itham sahibini ve ithamını çizilip atılmalıdır...

Zalimin, zulmünün sonucunu hedef almak, zalimin bekasını sağlar.
Buda bir Müminin asla ve Asla! durmaması gereken biryerdir. Üstelik birde Vahiyle Zalimi kutsama, Kahhar olan Allah'a ve Kurana yapılan En büyük Hakarettir.
Toplumu zulumleriyle Haktan uzaklaştırılıyorsa, Bir müslümanın karşısına alması gereken düşman. zalim olmalıdır.
zalimin zulmüyle ortaya çıkarttığı sonuçlar bitmeyecektir.
Taki zalim düşman bilinib yok edilene ve zulüm ortadan kaldırılana dek.


Elçi, Önder, Lider, Düşündürdüklerinde iSLaM yaşam biçiminde Elçi, Önder, Lider, olarak Hz. Muhammed (s.a.v.)'i seçen bir birey için bunu bilir bunu derim; Kardeşim zulme ve zalime ortak olmayacaksın, direneceksin, direnenlerle işbirliği yapacaksın. Sonunda da Sünnetullah üzre Hak ettiğin özgürlüğü Nebevi yöntemle kendin alacaksın, Kendin Hak edeceksin.
Bir Müslüman olarak, zalime ve zulmune ortak olunamaz. zalime zulme Direnilir, direnenlerle ortak harekat edilmelidir.

zalimlerden olmak. zalime ve zulme meyletmektir. zalimlerden olundukça çok İnsan feda edilir, Bir zalimin tek başına başaramıyacağını zalimlerle birlikte harekat edenlerle başarılıyor. Çokca gariban müslüman avuçlarımızın içinden kayıp gittiği gibi Birçok asil ve Onurlu yaşamı benimseyen İnsan da zalimlerden yana olanlar sayesinde İslama uzak kalıyor. Adaleti ve Özgürlüğü yaydıkça ve bu uğurda mücade edib İnsanlığa adaleti ve Özgürlüğü ikame edebilmek başlıca sorumluluğumuzudr. zalimlere koyduğu tavır yüzünden zalimlerin elinde menfaatleri uğruna kullanılan bir oyuncak oluyor barış dini olan iSLaM.

zalimlerin ve zulumlerinin elinden İslam'ı kurtarmak ancak ve ancak Elçi, Önder ve Lider kavramlarını benimsemekle başlar.





Selam ve Dua İle...

October 20, 2008 | 3:46 PM Comments  0 comments

Tags:


Ahid ve Vefa.

Ahid ve Vefa bir insanın kendisine değer kattığı ve değeri kapsayabileceği vazgeçilmez öğesidir. Bu öğeler kişinin duruş ve tavır sergilediği bütün harekatını ve yaşamını kapsayan bir belirleyiciliğe sahiptir. Kişinin yaşamsal ve fikri ahlakının belirleyiciliğindeki sadakatini belirler. Ahid vefa'ya olan tutumumuz İnsanların yaşamı nasıl bir tutunuşla yakaladığını ve hayata nasıl baktığının şahididir.

Yapageldiğimiz hataları düzeltmemizde Ahid ve Vefa İlişkisinden geçer. Ahdimize ve Vefamıza olan tutumumuz bizlerin kendimize çizdiğimiz yolda belirleyiciliği taşıyan ve kurduğumuz/kurmayı düşündüğümüz hayatın temel taşıdır.

Kelime Olarak;
Ahid (İsim, Arapça ¤ahd): Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma, ant. / Antlaşma.
Vefa (İsim, Arapça vef¥¢ ): Sevgiyi sürdürme, sevgi bağlılığı. Olarak geçer.

İslam Kavramları içerisinde Ahid ve Vefayı değerlendirdiğimizde. İslami kabulun en başında karşımıza çıkar. Ki bu İslamı bir din, dinide bir yaşam biçimi olarak kabulun en başında ortaya net bir biçimde koymaktadır. Bunu en bariz bir biçimde Kelime-i Tevhid'de görmekteyiz. Ahid ve Vefa Kelime-i Tevhid de apaçık bir biçimde ortaya çıkmaktadır.

La İlahe reddiye, duruş, tavır, eylem, harekaat, mücadele.
İllalllah Ahid, Vefa, Şahidliktir...

La İlahe, Kesinlikle bir reddiyedir. Neyin Reddiyesi? Aslında her şeyin; Madde, Meta, Mana, Figur, Soyut, Somut anlamında ki herşeyin Reddiyesidir.

İllallah, ise Sadece Tek Bir Ahid'dir. Neyin Ahdi? İddianın Ahdi. İddia Şahitlik gerektirir, Şahidlikse yaşamın içinde olur. Gerektiğinde İddiaya sadakatle bedel ister, bu bedel madde ve mana oalcağı gibi tavır koymada olacaktır.

İddianın şahitliğe istediği bedeldele balı kalınması ve yaşam içerisinde iddianın gereğindeki sadakate cevap veremeyib hatalara düşmek ve bu hatalardan yaşam içerisinde geri dönülmesi İddiadaki sadakate bağlılıktır. Bedelden kaçmak İddiayı red etmek ve pörsütülmesi veya farklı bir aleme def/terk edilmesi, mazeretlerle savuşturulması, ertelenmesi İddianın büyüklüğü ölçeğinde laneti gerektirir.


Tüm geçmiş ümmetlerin/toplumların helak edilmesinin veya Lanetlenmesinin sebebi bir şekilde Ahidlerini öyle yada böyle tavırlarla Vefasızlıklarından olmuştur. Ahidlerini bozanlar ahidlerine olan vefayı göstermeyen kişiler ve toplumlar ilk önce Rab anlayışını sulandırır. Aslında bu bir Lanettir.

Kahhar ve Cabbar olan Tek Bir Rab Allah'ın Sünnetullah üzre Lanetidir. Tek Rabbe Ahdini bozanı öyle bir evrime/dönüşüme sokar ki Allah(c.c.) huzurundan def/red eder.

İkona taptırdır, paraya taptırdır, villaya taptırdır, kadına taptırtır, güce taptırtır, posta taptırtır, ırkına taptırtır, kelimelere taptırtır, korkuya taptırır...
Ama bir kendine Tekbir Rabbe ulaştırmaz, def eder. Ahidlerine Vefa göstermedikleri için.

Selam Olsun Ahdine Vefada Hayatını vede Tavrını, Mücadelesini, Şahidliğini Kur-an'ı Kerimle destekleyenlere. Peygamberin Şahidliğinin örnekliğine uyanlara. Ahdine Sadık Olanlara...






Saygı, Selam ve Dua İle...

October 20, 2008 | 3:35 PM Comments  0 comments

Tags:


Şiirlerim
Related to country: Turkey


Aşk-ı İsa MisAli.



İlkkez, yağmurda üşüdüm.
Oysaki her yağmurda gözüm pencerede.
Yağmurda ıslanmayı ister ve yürürdüm.
Üşütmezdi bizim bahçenin yağmuru.
Ramazanın Bayramında yağmurla sert esti, Üşüdüm.
Kapadım rüzgar giren heryeri.
Kapadım rüzgar uğultusu giren herşeyi.
Kendim örttüm üzerimi.

Kayboldum kapattıklarımın altında.
Kapattıklarım bataklığa dönüştü.
El attım umutlarıma çektim Aşk bataklığıma.
Umudum, çöz bağcıkları ayakkabından.
Ve kurtul umudum.

Pak Meryemin Oğlu Şahit İsa.
Sen ki toplumunun lideriydin.
Sen ki Sevginle halk harekatıydın.
Özgürlük, Adalet ve Gerçek için.
Öncekiler Sevdi,
Sonrakiler bekledi,
Sonrakiler utandı,
Sonrakiler Aşık oldu.
Aşkla öyle bir yere koydularki.
Rab ettiler seni Pak Meryem'in Oğlu Şahit İsa.
Harekaatını gömdüler, seni yok ettiler aramızdan İsa (a.s.).

Eylül ve Ramazan birlikte.
Eylül bir başkadır.
Ramazan bambaşkadır.
Bu sene ikisi çakıştı birlikte.
İkisi beraber olunca katmerli oldu.
Yine böyle bir çakışma anında.
Gözlerimi dünyaya açmak üzreydim.
Ve Ramazan devreyi tamamladı.
Ramazan yılına göre 1 Yaşımdayım.



[30.Eylül.2008 / Ürgüp]





Saygı, Selam ve Dua İle...

October 20, 2008 | 2:54 PM Comments  0 comments

Tags:


a Palestinian Girl Huda and Family, From Gazza Beach..
Related to country: Palestine



9, 2006 (Palestin in Always. Every Day )
Occupation forces massacre 7 Palestinians from the Ghalia family, who were on a picnic on the beach. The victims were the father, mother, 1 year old boy, 2 year old girl, 4 year old girl, and 2 teenage girls. More than 30 other beach goers were injured in the massacre. A US Spokesman commented by saying that Israel ( wildness, savage, devilish, massacre ) has the right to defend itself........................................

ısrael, zionizm = Palestinian Genocide. wildness, savage, devilish, massacre...!

ısrael, zionizm = Palestinian Genocide. wildness, savage, devilish, massacre...

June 9, 2006 | 1:01 AM Comments  0 comments

Tags:


the Middle East, Freedom & Democracy!!! USA & UK.... DEATH
Related to country: Iraq


the Middle East, Freedom & Democracy! from USA and UK...

Freedom & Democracy!
Here it is This!
Usa pronunciation to giv as a gift! Freedom!

USA and UK, wildness and savage.

August 10, 2005 | 7:05 AM Comments  0 comments

Tags:




abdullah's Profile

abdullah's Friends


Latest Posts
SUç...
öYKüM {2}
öYKüM {1}
Emperyalizmin /...
Elçi? Önder? Lider?...

Monthly Archive
August 2005
June 2006
October 2008

Change Language


Friends
FeRaS Al-Batch
Rana Mariem Ghassan

Links
abdullah
aXa
Home page


6784 views
Important Disclaimer